COVID-19 aşılarının güvenliği konusunda dünya genelinde süren tartışmalar yeni bir boyut kazanıyor. Özellikle mRNA tabanlı aşıların uzun vadeli etkileri merak edilirken, bilimsel çalışmalar bu konuya ışık tutmaya devam ediyor. Son dönemde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, aşıların ölüm riskine olan etkisini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Fransa'da gerçekleştirilen bu büyük ölçekli çalışma, 18-59 yaş aralığındaki yetişkinleri kapsıyor. Araştırma, yaklaşık 28 milyon kişinin verilerini inceleyerek mRNA aşılarının (Pfizer-BioNTech ve Moderna) uzun vadeli güvenlik profilini değerlendiriyor. Çalışma, Fransa Ulusal Sağlık Veri Sistemi'ne dayalı olarak hazırlanmış ve JAMA Network Open dergisinde 4 Aralık 2025 tarihinde yayımlanmış durumda. Bu yayın, aşıların dünya çapında yaygın kullanımına dair önemli bir bilimsel katkı sunuyor.
Araştırmanın örneklemi oldukça geniş: 1 Mayıs ile 31 Ekim 2021 arasında ilk doz mRNA aşısını yaptıran 22 milyon 767 bin 546 kişi ile 1 Kasım 2021 itibarıyla hala aşılanmamış olan 5 milyon 932 bin 443 kişi karşılaştırılmış. Katılımcılar ortalama 45 ay, yani yaklaşık 4 yıl boyunca takip edilmiş. Bu süre, aşıların uzun vadeli etkilerini inceleyen en kapsamlı çalışmalarından biri olmasını sağlıyor.
Bulgular oldukça dikkat çekici nitelikte. Aşılanan grupta genel ölüm riski, aşılanmayanlara göre yüzde 25 daha düşük çıkmış. Özellikle COVID-19 kaynaklı ölümlerde bu fark dramatik: Aşılananlarda risk yüzde 74 oranında azalmış. COVID dışı ölümlerde ise aşılanan grupta ölüm riski yaklaşık yüzde 24 daha düşük; ağırlıklı tehlike oranı 0.76 olarak hesaplanmış.
Araştırma, aşıların dolaşım sistemi hastalıkları veya kanser gibi nedenlere bağlı ölümlerde herhangi bir artış yaratmadığını gösteriyor. Tam tersine, bu tür ölümlerde aşılananlarda oranlar daha düşük seyretmiş. Araştırmacılar, COVID dışı ölümlerdeki bu düşüşün kısmen "sağlıklı aşılanan etkisi"nden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Yani aşı olan kişilerin genel sağlıklarına daha fazla dikkat etmesi veya aşıların Uzun COVID semptomlarını ve komplikasyonlarını azaltması etkili olabilir.
Ölüm riskinin daha yüksek olduğu grup net bir şekilde ortaya konmuş: Aşılanmayan bireyler. Özellikle 18-59 yaş grubunda aşılanmamanın hem genel hem de COVID kaynaklı ölüm riskini önemli ölçüde artırdığı vurgulanmış. Bu bulgu, aşı karşıtı iddialardaki "uzun vadeli gizli tehlikeler" tezlerini doğrudan çürütüyor.
mRNA aşıları olan Pfizer-BioNTech ve Moderna'nın odaklandığı bu çalışma, aşıların güvenliğini güçlü verilerle destekliyor. Araştırmacılar, sonuçların aşıların dünya çapında yaygın kullanımını teşvik eden nitelikte olduğunu ifade etmiş. Özellikle genç ve orta yaş yetişkinlerde aşılanmanın ölüm riskini azalttığına dair somut kanıtlar sunulmuş.
Çalışmanın yöntemi de güvenilirliğini artırıyor. Ulusal sağlık veri tabanından elde edilen bilgilerle geniş bir nüfus analizi yapılmış. Takip süresi 4 yılı aşınca, kısa vadeli etkilerin ötesinde uzun dönem sonuçlar değerlendirilebilmiş. Bu yaklaşım, aşıların dolaşım sistemi veya kanser gibi kronik hastalık ölümlerini artırmadığına dair endişeleri gideriyor.
Aşılanmayanlarda ölüm riskinin yüksek çıkması, kamu sağlığı politikaları açısından önemli bir mesaj taşıyor. Araştırma, aşılanmanın yalnızca bireysel koruma değil toplumsal fayda da sağladığını gösteriyor. COVID dışı ölümlerdeki azalma, aşıların dolaylı olumlu etkilerini ortaya koyuyor.
Bu bulgular, aşı karşıtlığının bilimsel temellerini sorgulatıyor. Uzun vadeli takip verileri, mRNA aşılarının herhangi bir ek ölüm riski yaratmadığını aksine koruyucu etki gösterdiğini kanıtlıyor. Araştırmacılar, bu sonuçların aşı tereddütünü azaltmada rol oynayabileceğini belirtiyor.
Fransa gibi gelişmiş bir sağlık sistemine sahip ülkede yapılan bu çalışma, benzer sonuçların diğer ülkelerde de geçerli olabileceğini işaret ediyor. 28 milyon kişilik örneklem, istatistiksel güvenilirliği yüksek kılıyor. Ölüm riskindeki yüzde 25'lik genel azalma, aşılanmanın hayat kurtarıcı etkisini somutlaştırıyor.
COVID-19 kaynaklı ölümlerdeki yüzde 74'lük risk azalması ise pandemi döneminin en güçlü korumalarından birini hatırlatıyor. Aşıların enfeksiyonu önleme ve ağır hastalığı engelleme mekanizmaları bu farkı yaratıyor. COVID dışı ölümlerdeki düşüş ise aşıların sistemik faydalarını öne çıkarıyor.
Araştırma ekibi, bulguların "sağlıklı aşılanan etkisi"yle kısmen açıklanabileceğini not düşmüş. Aşı olan bireylerin genel olarak sağlık bilinci olabilir. Ancak Uzun COVID'un önlenmesi de bu olumlu etkiye katkı sağlıyor.
Sonuç olarak, bu kapsamlı araştırma mRNA COVID aşılarının uzun vadeli güvenliğini doğruluyor. Ölüm riski aşılanmayanlarda daha yüksek çıkarken, aşılananlar önemli ölçüde korunuyor. Genel ölüm oranındaki yüzde 25, COVID kaynaklı ölümlerdeki yüzde 74 azalma aşıların değerini ortaya koyuyor. Bu veriler, aşı tereddüt edenler için bilimsel bir rehber niteliği taşıyor. Gelecekteki benzer çalışmalar bu bulguları desteklemeye devam edebilir. Aşıların koruyucu etkisi, kamu sağlığının temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor.