Sağlık sisteminin temel taşlarından biri olan eczaneler ve ilaç tedarik zinciri, son yıllarda ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya. Özellikle küçük odalarda eczanelerin ayakta kalma mücadelesi olduğu dönemde, kamu çalışanlarına yapılan satışlardaki iskonto uygulamaları tartışılmaya devam ediyor. Bu eczanelerin sürdürülebilirliğini nasıl değiştireceği, endüstriler tarafından sıklıkla gündeme getiriliyor.

Muğla Eczacı Odası, kamu kurum iskontosu uygulamasına ilişkin sert bir uyarıda bulundu. Odanın açıklamasında dikkat ederek ifade, halk sağlığının ilaç tedavisinin mali gerekçelerine kurban edildiği yerde tespit oldu. Bu eleştiri, sağlık hizmetlerinde önceliğin ne olması, güncel düzeyde temel tartışmayı yeniden gündeme getirmek.

Kamu kurumu iskontosu, eczanelerin hastaneleri, sağlık ocakları ve diğer kamu kurumlarına ilaç satışlarında uyguladıkları indirim oranlarını ifade ediyor. Bu iskonto oranlarının yüksek bedeli, eczanelerin kar marjlarını önemli ölçüde azaltıyor. Özellikle kamu kurumlarına yönelik satışların toplam ciro biriminin payının yüksek olduğu sistemler, bu durum eczanelerin mali sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Eczacı Odası'nın açıklamasında geçen "halk sağlığının kurban edilmesi" ifadesi, sistemin devamındaki temel soruna işaret ediyor. İlaç tedarik zincirinde yaşanan ekonomik yapılarda, ürünün gücünün ilaca erişimini ve Eczacılıkta sağlıklı olumsuz etkiler yapıyor. Eczanelerin kapanması veya hizmetin azalması, en çok enerjiye zarar veriyor.

İlaç sektöründeki bileşenlerin yapısı, karmaşık bir yapıya sahiptir. Üretici firmalar, depolar, eczaneler ve kamu kurumları arasındaki mali ürünler, çeşitli düzenlemeler ve iskonto sistemleriyle şekilleniyor. Bu sistemin bir halkasındaki aksaklık, tüm zinciri sürüyor. Eczanelerin sistemindeki zayıf halka değişimi, hareketliliklerin temel kaygısı.

Muğla gibi turizm bölgeleri, nüfus hareketliliği ve sezonluk değişimler, fiyatların planlamasının arttırılması zorlaştırılıyor. Yaz aylarında artan hastalıklarla birlikte, kış dönemlerindeki durgunluk, ekonomik dengeleri bozabiliyor. Bu birliktelik, kamu kurum satışlarından elde edilen gelirin yapısı, fiyatların kârlılığını daha da olumsuz etkiliyor.

İskonto uygulamalarının yüksek yırtılması, özellikle küçük kişilerin, bağımsız eczaneleri zorluyor. Zincir eczaneler veya büyük sermayeli yapılar, hacim avantajıyla bu durumu daha iyi yönetebilirken, mahalle eczaneleri ciddi bölgeler yaşıyor. Bu durum, tek korumaelleşme mukavemetini güçlendirebilir ve rekabetin yapısına yol açabilir.

Eczacıların mesleki özerkliği ve etik sorumlulukları, yalnızca ilaç kullanımıyla sınırlı değil. Hasta danışmanlığı, ilaç kullanımında doğru bilgilendirme, yan etkilerin takibi gibi hizmetler, eczanelerin sağlık sistemindeki kritik rolü ortaya çıkıyor. Ancak ekonomik baskılar altında, bu mesleki hizmetlerin özgürlüğü zorlaşabiliyor.

İlaçların mali gerekçeleri ile kamu sağlık politikaları arasındaki denge, sağlık ekonomisinin temel tartışmalarının biri. Özel sektör kar elde etme hakkı ile toplumun sağlık hizmetlerine hak arasında adil bir denge oluşturulması gerekiyor. Bu dengenin oranları durumunda, fatura genellikle en zayıf halkaya, yani eczanelere ve sorunlar ortaya çıkıyor.

Eczacı Odası'nın uyarısında, sistemin yeniden gözden geçirilmesi ve tüm yapılanların adil şekilde korunması talebi öne çıkıyor. Eczanelerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi, sadece eczanelerin değil, toplumsal sağlık güvenliğinin de bir olması gerekir. Eczanelerin kapanması, özellikle kişisel bilgilerin ve küçük yerleşim yerlerindeki ilaca erişim sorunlarının ortaya çıkması.

Kamunun ilaç tedarikinde maliyet düşürme çabası anlaşılır bir politika hedefi olsa da, bunun eczaneler üzerinden sürdürülmesi sürdürülemez. Kamu bütçesinin kısıtlı olduğu dönemler, sağlık harcamalarında tasarruf arayışları artıyor ancak bu tasarrufun hangi kanaldan sağlanacağı kritik önem taşıyor.

İlaç sektöründeki kar marjları ve fiyatlama politikaları, şeffaflık konusunda eleştiriliyor. Özellikle orijinal program düzenlerinde, araştırma-geliştirme maliyetlerinin gösterilmesi bu maliyetlerin ne kadarının gerçek olduğunu gösteriyor. Jenerik akımın yaygınlaşması, maliyetlerin düşmesinde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Eczanelerin dijital verileri ve online ilaç dağıtımı gibi gelişmeler, sektöre yeni dinamikler sunuyor. Ancak bu işlemin eczanelerin geleneksel rolünü nasıl etkileyeceği belirsiz. Teknolojik yatırım bu parçalar, ekonomik zorluklar yaşayan eczaneler için ek yük oluşturulabiliyor.

Pandemi döneminde eczanelerin kritik rolü bir kez daha ortaya çıktı. Gece gündüz açık kalan, aşı ve test hizmeti veren, hizmetleri veren eczaneler, sağlık sisteminin ön saflarında yer aldı. Ancak bu özverili parçaların ekonomik eşitliği ve sistemdeki değeri yeterince tanınmıyor.

Mesleki seçeneklerinin bu tür uyarıları yapması, genel olarak genel programın ne olacağı açısından önemlidir. Ancak uyarıların somut politikaya dönüşmesi, siyasi irade ve ilgili kurumsal işbirliğinin sağlanması gerekiyordu. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı gibi kurumsal koordinasyonlu çalışma gerekiyor.

İlaç gücündeki eşitsizlikler, sosyal adalet açısından sorun teşkil ediyor. Ekonomik durumdan iyi olanlar özel sektör sağlık hizmetlerinden yararlanırken, dar gelirli kamu sistemiyle sınırlı kalıyor. Bu sistemin sürdürülebilir olmaması, çok dezavantajlı kesimler yapılması.

Eczacıların motivasyonu ve iş tatmini, ekonomik koşullarla doğrudan sağlanır. Sürekli ekonomik kaygı altında çalışabilmek, mesleki tükenmişliğe ve genç eczanelerin işini terk ederek yol açabiliyor. Eczacılık antrenmanının uzun ve zorlu olması düşünüldüğünde, iş dünyasının kaybı toplum için büyük kayıp oldu.

Üniversite Sağlık Personeli Hukuki Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik
Üniversite Sağlık Personeli Hukuki Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik
İçeriği Görüntüle

Avrupa ülkelerindeki ekonomik sektör durumu ve uygulanan politikalar, karşılaştırmalı analizler için önemli referanslar sunuyor. Bazı ülkelerdeki eczanelerin korunması ve için özel politikalar uygulanıyor. Bu politikalar, kamu sağlığının korunmasında eczanelerin ana rolünden yanaydı.

İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan referans fiyat sistemi, uluslararası karşılaştırmalar üzerinden çalışıyor. Ancak ülkeler arası ekonomik farklılıklar ve satın alma gücü paritesi göz önünden alınmadan yapılan karşılaştırmalar, yanıltıcı olabiliyor. Ülkenin kendi gerçeklerine uygun politikalarının geliştirilmesi gerekiyor.

Sosyal güvenlik sisteminin kapsayıcılığı ve finansmanı, ilaç dağıtımı konusunda toplama faktörü. Sistemin sürdürülebilirliği için hem gelir artırıcı hem de harcama rasyonelleştirmesi gerekiyor. Ancak bu rasyonelleştirme, hizmet kalitesinden ödün vermeme ve hakkaniyeti gözetecek şekilde yapılmalı.

Muğla Eczacı Odası'nın çıkışı, yerel bir sorundan öte, ulusal tarafların ele alınması gereken sistemik bir soruna dikkat çekiyor. Sağlık politikalarının akışlarında, tüm bileşenlerin listelerinin toplanması ve dengelerin kapsamlı bir şekilde oluşturulması gerekiyor. Kısa vadeli mali gerekçelerle alınan kararların, uzun süreli daha büyük büyüme yaratması için bütüncül bir tedavi şartı.

Halk sağlığının korunması, yalnızca sağlık profesyonellerinin değil, tüm toplumun ve karar vericilerin ortak sorumluluğu. Eczanelerin bu sistemdeki kritik yerinin ödüllendirildiği ve herkesin bildiği bir yatırım olacak. Bugün atılacak adımlar, yarının sağlık harcamalarını belirleyecek.