Piyasalardaki son dalgalanmalar, yatırımcılar arasında dikkatli bir izleme sürecini başlatmış durumda. Bu hareketler, özellikle değerli metaller ve kripto paralar gibi varlıkları etkileyerek, kısa vadeli stratejilerin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Ekonomik yorumcular, küresel faktörlerin bu değişimlerdeki rolünü vurgularken, uzun vadeli yatırım yaklaşımlarının önemine dikkat çekiyor. Bu bağlamda, son dönemde yaşanan düşüş ve toparlanmalar, gelecekteki trendler hakkında ipuçları veriyor.

Son 10 gün içindeki piyasa verileri, altın, gümrük, platin, Bitcoin ve Ethereum gibi varlıklarda belirgin düşüşler gösterdi. Gram altın, Grand Bazaar'da 8000 TL'den 6500 TL'ye kadar gerileyerek yüzde 19'luk bir kayıp yaşadı ve şu anda 7000 TL seviyelerinin üzerinde işlem görüyor. Gümüş gramı ise 161 TL'den 108 TL'ye düşerek yüzde 33 oranında değer kaybetti. Platin gramı 4079 TL'den 2667 TL'ye inerek yüzde 35'lik bir azalma kaydetti ve hafif bir toparlanmayla 2959 TL'ye yükseldi. Bitcoin 90 bin USD'den 60 bin USD'ye, Ethereum ise 3042 USD'den 1747 USD'ye geriledi, bu da yüzde 43'lük bir düşüş anlamına geliyor.

Bu dalgalanmaların arkasında yatan nedenler arasında savaş etkileri ön plana çıkıyor. Ukrayna-Rusya gerilimi, İran görüşmeleri ve Fed Başkanı Kevin Worsch'un şahin tutumu, piyasalarda panik satışlarını tetikledi. Trump'ın güvercin aday beklentisinin karşılanmaması, faiz indirimlerine yönelik endişeleri artırdı. Ancak bu düşüşlerin ardından gelen toparlanma, piyasaların dengelenme sürecini işaret ediyor. Ekonomist Selçuk Geçer, bu hareketleri yorumlarken, ons altın için önceki tahminlerinde 10 bin USD seviyesini vurgulamıştı. Düşüş sırasında 5600 USD'den 4300-4400 USD'ye inen ons altın, 4800-4900 USD'de denge buldu.

Gram altın tahminlerinde ise kısa vadede 5000-5100 TL seviyelerine ulaşılması bekleniyor, ardından 6500-7000 TL aralığına geçiş öngörülüyor. Uzun vadede, 1.5 yıl içinde ons altının 10 bin USD'ye ulaşması mümkün görülüyor. Yatırımcılara yönelik uyarılar, kısa vadeli alım-satım işlemlerinden kaçınmayı ve uzun vadeli perspektifi benimsemeyi içeriyor. Bazı yatırımcıların ev veya araba satarak altın aldığı örnekler veriliyor; örneğin 500 bin TL depozitodan vazgeçme veya krediyle yatırım yapma gibi durumlar risk taşıyor. Düşüşler yo-yo etkisi gibi geçici olabilir ve agresif oyuncular zarar görebilir.

Piyasa farkları da dikkat çekici: Bankalarda alım 6663 TL, satım 7210 TL; Grand Bazaar'da alım 7270 TL, satım 7429 TL; online platformlarda 1 gram külçe altın 9550 TL'ye kadar çıkabiliyor. Bu yayılmalar, volatilitenin yüksekliğini gösteriyor. Küresel jeopolitik etkiler, Zelensky'nin Trump açıklamaları, Rusya saldırıları, İran-Taiwan-Çin gerilimi, Pakistan-Hindistan-Afganistan ve Yunanistan ilişkileri gibi unsurlarla bağlantılı. Çin'in finansal süper güç olma宣言ı, altın rezervlerini gizli şekilde artırması ve 3 trilyon USD'lik AI yatırımları, bakır stoklaması gibi hamleler piyasaları etkiliyor.

Tarihsel karşılaştırmalarda, 1980'lerdeki altın yükselişi ve düşüşü, 2010'lardaki artışlar hatırlatılıyor; ancak bugünkü koşullar Trump etkisiyle farklılaşıyor. Altın sahipliği bakımından zengin iller arasında Bursa 42.85 milyar TL ile başı çekiyor, ardından Antalya, Kocaeli, Konya, Adana, Balıkesir, Muğla, Mersin, Manisa ve Eskişehir geliyor. Banka mevduatlarında İstanbul 907 milyar TL, Ankara 310 milyar TL, İzmir 159 milyar TL ile öne çıkıyor. Altın, enflasyona karşı koruma sağlıyor ve para piyasadan çekildikçe enflasyon azalıyor. Küçük ihtiyaçlar için altın satılmaması, sadece zorunlu durumlarda kullanılması öneriliyor.

Enflasyon sepeti güncellemesi, 38 madde eklenmesi ve 30 maddenin çıkarılmasıyla gündemde. Eklenenler arasında simit, tavuk, krema, yerel peynir, Umre ücreti, hurma, saç kurutma makinesi, güneş kremi, termos, EV şarj ücreti ve okul üniforması var. Çıkarılanlar ise phyllo hamur, tayt, tıraş malzemesi, soba malzemesi, gazete, bitki çayı ve kravat. Ağırlık değişiklikleri: Gıda ve içecek yüzde 25'ten 24.4'e düştü; alkol ve tütün yüzde 4.31'den 2.75'e; konut, su, elektrik ve doğalgaz yüzde 15.21'den 11.40'a; restoran ve otel yüzde 8.32'den 11.13'e; ulaşım yüzde 15.34'ten 16.62'ye yükseldi.

Bu değişiklikler eleştiriliyor çünkü gerçek enflasyon yüzde 50 civarında ve halkın harcamaları gıda ile konut ağırlıklı. Asgari ücret 28.075 TL olmasına rağmen alım gücü 26.715 TL'ye eridi. En düşük emekli maaşı 20.000 TL yetersiz kalıyor ve farklar 968 TL kayıp yaratıyor. Emekli sistemi, SGK fonunun kendi parası olması gerektiği savunulurken, bütçeden bağımsız olması öneriliyor. Ortalama emekli maaşı 24.000 TL. Emekliler bağış noktası gibi görülüyor, primler 30 yılda 3.6 milyon TL'yi buluyor ancak korunmuyor. Ömür uzaması 78 yıla çıkması bahane ediliyor, sistem bozuldu. SGK Başkanı Racı Kaya'nın erken ölüm açıklaması ve BDDK'ya atanması eleştiriliyor.

Yatırım uyarılarında uzun vadeli yaklaşım vurgulanıyor, panik yapılmaması tavsiye ediliyor. Bank of America gibi kurumlar volatiliteyi doğruluyor. Toplumsal olarak altın sahipliği artıyor, halk zorluklarla başa çıkıyor. Enflasyon baskısı devam edecek ve halk yüzde 30 yoksullaşacak. Piyasalardaki beklentiler hızla yükseliyor, altın 10 bin dolara gittiğinde rasyonun daralacağı belirtiliyor.

Dev Şirket Fabrikasını Kapatıyor: İşten Çıkarmalar ve Tazminat Detayları Ortaya Çıktı
Dev Şirket Fabrikasını Kapatıyor: İşten Çıkarmalar ve Tazminat Detayları Ortaya Çıktı
İçeriği Görüntüle

Bu gelişmeler, piyasaların geleceğini şekillendirirken, yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor. Selçuk Geçer'in analizleri, değerli metallerdeki potansiyel yükselişleri işaret ediyor. Kısa vadeli dalgalanmaların ötesinde, jeopolitik riskler ve ekonomik politikalar ana etkenler olarak kalıyor. Uzun vadeli stratejiler, bu tür volatilite dönemlerinde avantaj sağlayabilir.