Şırnak'ın tarihi dokusu, son yıllarda pek çok ulusal ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bu şehir, hem kültürel mirasını koruma çabalarıyla hem de siyasi aktörlerin bir araya geldiği platformlarla dikkat çekiyor. Özellikle Kürt edebiyatı ve tarihi üzerine odaklanan sempozyumlar, bölge halkının kimlik arayışını yansıtan önemli buluşmalar haline geldi. Ancak bu kez, bir etkinlik daha fazlasını vaat ediyordu: Farklı siyasi kesimlerden isimlerin bir arada olması, merak uyandıran bir tablo çiziyordu.
İkinci olarak, Şırnak Üniversitesi ve Cizre Kaymakamlığı'nın ortaklaşa düzenlediği 4. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu, 30 Kasım 2025 tarihinde Cizre ilçesinde kapılarını açtı. Bu sempozyum, 16. yüzyıl Kürt şairi ve mutasavvıfı Melaye Ciziri'nin eserlerini, felsefesini ve kültürel etkilerini masaya yatırmayı hedefliyordu. Etkinlik, sadece akademisyenleri değil, siyasi liderleri de bir araya getirerek, Kürt edebiyatının güncel siyasi yansımalarını tartışma fırsatı sundu. Şırnak Valiliği'nin desteğiyle gerçekleştirilen program, bölgenin kültürel zenginliğini uluslararası bir platforma taşıma çabasının bir parçası olarak öne çıktı. Katılımcılar arasında, yerel yönetim temsilcilerinden ulusal düzeyde tanınan isimlere kadar geniş bir yelpaze vardı, ki bu da etkinliğin boyutunu artırıyordu.
Sempozyumun açılışında, gözler Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesut Barzani'ye çevrildi. Barzani, Şırnak Valisi Birol Ekici'nin daveti üzerine kente gelmişti ve ziyaretleri sırasında hem resmi hem de kültürel etkinliklere katıldı. Barzani'nin varlığı, sempozyumu sadece akademik bir toplantı olmaktan çıkarıp, bölgesel diyalogların sembolü haline getirdi. Yanında, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Şırnak Milletvekilleri Mehmet Zeki İrmez ve Nevroz Uysal Aslan gibi isimler yer alıyordu. Ayrıca Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ve Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da Barzani'ye eşlik ederek, etkinliğin çok katmanlı yapısını pekiştirdi. Bu heyet, Türkiye-Irak ilişkilerinin Kürt boyutu üzerinden nasıl şekillendiğini somutlaştırıyordu.
Etkinliğin en dikkat çekici anı, açılış konuşmalarında yaşandı. AKP Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, kürsüye çıkarak Mesut Barzani'ye hitaben duygusal bir konuşma yaptı. Tatar'ın sözleri, salonda alkış tufanı kopardı ve kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Milletvekili, Barzani'yi överken kullandığı ifadelerle, kişisel bir hayranlık ve siyasi bir saygıyı harmanladı. Bu an, sadece bir selamlaşma değil, yılların birikmiş duygularının dışavurumu gibiydi. Konuşma, Barzani'nin Kürt halkı üzerindeki etkisini vurgularken, Tatar'ın kendi siyasi yolculuğunu da ima ediyordu.
Tatar'ın konuşmasında öne çıkan kısım, Barzani'ye yönelik samimi övgüleriydi. "Sen bizim gözümüzün nurusun" diyerek başlayan ifadeler, Barzani'nin Kürt mücadelesindeki rolünü yüceltiyordu. Milletvekili, devam ederek "Biz senin anıların ile büyüdük" dedi ve bu sözlerle, Barzani'nin geçmişteki liderlik deneyimlerinin nesiller boyu ilham kaynağı olduğunu belirtiyordu. Konuşmanın zirvesi ise "Biz Kürtlüğü senden öğrendik" cümlesiyle geldi. Bu ifade, Tatar'ın Barzani'den edindiği kültürel ve siyasi mirası kabul eden bir itiraf niteliğindeydi. Sözler, AKP'nin Kürt politikaları bağlamında yeni bir tartışma kapısı araladı, zira bir AKP'li vekilin bu kadar açık bir şekilde Kürt kimliğini bir lider figürüne bağlaması, nadir rastlanan bir durumdu.
Bu konuşma, sempozyumun genel havasını da etkiledi. Melaye Ciziri'nin şiirleri üzerinden Kürt edebiyatının derinlikleri tartışılırken, Barzani'nin katılımı, konuları güncel siyasi gerçeklere bağladı. Etkinlikte, Barzani'nin Şırnak ve Cizre'deki ziyaretleri sırasında yerel halkla etkileşimleri de dikkat çekti. Valilik kaynaklarına göre, Barzani'nin gezileri, bölgenin barış ve kardeşlik mesajlarını pekiştirdi. DEM Parti temsilcilerinin de dahil olduğu bu buluşma, muhalefet ve iktidar arasındaki olası köprüleri gündeme getirdi. Ayşegül Doğan gibi isimlerin varlığı, etkinliğin kapsayıcılığını artırırken, Gülşen Orhan'ın danışmanlık rolü, Ankara'nın bölgeye bakışını yansıtıyordu.
Sosyal medyada yankılanan bu anlar, Türkiye genelinde geniş bir tartışma başlattı. Kullanıcılar, Tatar'ın sözlerini hem duygusal hem de siyasi bir perspektiften yorumladı. Bazıları, bu övgüleri AKP'nin Kürt oylarını kazanma stratejisi olarak görürken, diğerleri kültürel bir yakınlaşma olarak nitelendirdi. Barzani'nin Şırnak ziyareti, Irak Kürdistanı ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ne kadar karmaşık ve umut verici olabileceğini gösterdi. Özellikle Cizre gibi sembolik bir ilçede gerçekleşen etkinlik, tarihi yaraların sarılmasına dair umutları yeşertti.
Peki, bu olay Kürt meselesine dair ne anlama geliyor? Uzun yıllardır Türkiye'nin gündemini meşgul eden bu konu, lider figürler etrafında dönmeye devam ediyor. Mesut Barzani, babası Mustafa Barzani'nin mirasıyla birlikte, Kürt siyasetinin en etkili isimlerinden biri. Onun Şırnak'taki varlığı, sadece bir sempozyum katılımı değil, bölgesel ittifakların habercisi olabilir. AKP'li Tatar'ın itirafları ise, partinin Kürt politikalarında esneklik arayışını işaret ediyor. Bu bağlamda, "Kürtlüğü senden öğrendik" ifadesi, eğitim ve kültürel aktarımın ötesinde, siyasi bir öğrenme sürecini ima ediyor.
Sempozyumun diğer oturumlarında, Melaye Ciziri'nin tasavvufi şiirleri üzerinden Kürt kimliğinin evrensel boyutları ele alındı. Barzani'nin dinleyici olarak katıldığı paneller, uluslararası akademisyenlerin de ilgisini çekti. Etkinlik, Şırnak'ın turizm ve kültür potansiyelini artırma açısından da önemliydi. Yerel yönetimlerin katkısıyla, sempozyum kitapçıkları ve panellerin kayıtları, gelecekteki araştırmalara kaynak olacak nitelikteydi. Mehmet Yarka gibi belediye başkanlarının organizasyondaki rolü, yerel demokrasinin güçlenmesine katkı sağladı.
Sonuç olarak, bu Şırnak ziyareti ve konuşma, Türkiye'nin iç dinamiklerini yansıtan bir ayna gibi. Arslan Tatar'ın Barzani'ye duyduğu hayranlık, bireysel bir duygu olmanın ötesinde, kolektif bir belleği çağrıştırıyor. Bölge halkı için "gözün nuru" olarak anılan Barzani, Kürt mücadelesinin simgesi olmayı sürdürüyor. Bu etkinlik, siyasi kutuplaşmaların azaldığı anları hatırlatarak, diyalog kapılarını aralıyor. Gelecekte benzer buluşmalar, barış sürecine ivme kazandırabilir mi? Tartışmalar devam ederken, Şırnak'ın bu rolü, Türkiye'nin kültürel haritasında daha da belirginleşecek gibi görünüyor.