Küresel piyasalar yeni yılın ilk günlerinde önemli ekonomik verilere odaklanmış durumda. Özellikle değerli metaller arasındaki hareketlilik, yatırımcıların kararlarını doğrudan etkileyen bir unsur olarak ön plana çıkıyor.
Bu bağlamda, ABD'den açıklanan tarım dışı istihdam rakamları dikkatleri üzerine çekti. Veriler, beklentilerin altında kalarak 50 bin kişi seviyesinde gerçekleşti. Piyasa öngörüleri ise 60 bin civarında bir artış yönündeydi. İşsizlik oranı da yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e gerileyerek olumlu bir sinyal verdi.
Bu verilerin ardından altın fiyatlarında belirgin bir yön değişikliği gözlemlendi. Ons altın, kısa süreli bir geri çekilme yaşayarak rekor seviyesi olan 4 bin 549 dolardan 4 bin 492 dolar bandına indi. Ancak bu düşüşün geçici nitelikte olduğu değerlendiriliyor.
Uzman görüşlerine göre, istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, Fed'in faiz politikalarında daha dovish bir yaklaşım benimseme olasılığını artırıyor. Faiz indirimi beklentisi güçlenince, altın gibi faiz getirmeyen varlıklar için destekleyici bir ortam oluşuyor.
Dolar endeksindeki hafif gerileme de bu süreci destekledi. Veri öncesi 98,99 puan olan endeks, açıklama sonrasında 98,89 seviyelerine düştü. Bu durum, dolara alternatif olarak görülen altının cazibesini bir kez daha öne çıkardı.
Yurt içi piyasalarda gram altın fiyatları da bu gelişmelerden etkilendi. Güncel değerler 6 bin 194 lira 40 kuruş seviyesinde kaydedilirken, yüzde 0,57 oranında bir artış yaşandı. Ancak potansiyel yükseliş senaryolarında daha yüksek seviyeler gündeme gelebilir.
Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, altının ana trendinin yukarı yönlü olduğu vurgulanıyor. Ons altında 4 bin 485 dolar direncinin aşılması halinde, 4 bin 500 ila 4 bin 550 dolar bandı yeniden test edilebilir.
Jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler, güvenli liman talebini canlı tutuyor. Bu faktörler, altının uzun vadeli performansını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Fed'in Ocak ayı toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi ihtimali, verilerin etkisiyle daha da güçlendi. Bu olasılık, altın yatırımcıları için olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, siyasi baskılar ve Fed Başkanı'nın görev süresi gibi unsurların kısa süreli tereddütler yaratabileceğini belirtiyor. Ancak dolar güvenindeki eksiklik, altını ikame varlık olarak ön plana çıkarmaya devam edecek.
2026 yılı genelinde ons altın için kademeli yükseliş beklentisi hakim. Dalgalanmalar yaşanacak olsa da, yıl sonuna doğru 4 bin 650 ila 4 bin 800 dolar seviyeleri, ilerleyen dönemde ise 5 bin dolar ve üzeri öngörülüyor.
Yurt içinde ise altın ithalat kotası gibi uygulamalar iç piyasa dinamiklerini etkiliyor. Gram altında 6 bin 400 lira aşılırsa 6 bin 500 lira, ilk yarıda 7 bin lira, ikinci yarıda ise 9 bin lira ve üzerine çıkışlar sürpriz olmayacak.
Dolar kurundaki kademeli yükseliş beklentisi, gram altın üzerinde çarpan etkisi yaratabilir. Merkez Bankası'nın faiz politikaları da bu süreci yakından ilgilendiriyor.
Endüstriyel metaller arasında bakırda güçlü talep artışı öngörülürken, gümüşte daha dalgalı bir seyir bekleniyor. Yapay zeka ve enerji yatırımları, bakır talebini destekleyecek.
Altın yatırımcıları açısından jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentileri, talebi canlı tutan önemli faktörler. Vatandaşların altına ilgisi, bu ortamda daha da artabilir.
Küresel piyasaların tam kapasite çalışmaya başladığı bu dönemde, ABD verileri gibi kritik açıklamalar yön belirleyici olmaya devam ediyor. Altın fiyatlarındaki kısa vadeli değişiklikler, uzun vadeli trendi gölgelemiyor.
Sonuç olarak, ABD istihdam verisinin yarattığı yön değişikliği geçici nitelikte kalırken, 2026 altın fiyatları için olumlu bir tablo çiziliyor. Ons ve gram altın yatırımcıları, Fed kararlarını ve küresel riskleri yakından takip etmeye devam edecek. Bu gelişmeler, piyasalarda yeni fırsatlar yaratabilir nitelikte.