Geçtiğimiz yıl, birçok kişi için zorlu sınavlara sahne oldu. Siyasi ve toplumsal olaylar, günlük hayatı derinden etkiledi. Bu gelişmeler, geniş kesimler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi ve tartışmalara yol açtı.
2025, ayakta kalmanın her zamankinden daha zor olduğu bir dönem olarak tarihe geçti. Özellikle yargı mekanizmalarının politikayı ve günlük yaşamı şekillendirdiği bir yıl yaşandı. İstanbul Başsavcılığı'nın öncülüğünde yürütülen süreçler, sanatçıların giyim tarzlarından şarkı sözlerine, farklı cinsel yönelimlere sahip bireylere yönelik engellere kadar geniş bir yelpazede müdahaleler getirdi.
Gazeteciler ve akademisyenler, düşünce özgürlüğü kapsamında kalan ifadeleri nedeniyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Basit bir tweet veya benzeri paylaşımlar bile ağır sonuçlar doğurdu. Birçok isim hala cezaevinde tutulurken, en çarpıcı gelişme 19 Mart süreciyle yaşandı. Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu pek çok belediye başkanı tutuklandı ve bu durum büyük yankı uyandırdı.
Saraçhane direnişi, baskılara karşı toplumun gösterdiği kararlılığı simgeledi. Tüm zorluklara rağmen halk, direnç sergileyerek ayakta kalmayı başardı. Bu süreç, birçok kişiyi derinden etkiledi ve yıl boyunca gündemin üst sıralarını işgal etti.
Kişisel deneyimler de bu tabloyu tamamlıyor. Mesleğinde 40 yılını dolduran isimler bile, söylenmemiş sözler veya yapılmamış eylemler nedeniyle aşağılanmaya çalışıldı. Kasım ayında yaşanan 3,5-4 saatlik gözaltılar gibi olaylar, bireyleri rahatsız eden ve inciten boyutlar taşıdı.
Son günlerde yaşananlar ise 2025'in zorluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik dava kapsamında 400'ü aşkın kişi şüpheli sıfatıyla çağrıldı. Bu davanın yıllarca sürebileceği öngörülüyor ve birçok isim neden yargılandığını bile tam olarak bilmiyor.
Sanat dünyasından çarpıcı bir olay ise yönetmen Seren Yüce'ye yönelik silahlı saldırı oldu. Evinde bacağına ateş edilen Yüce, yönettiği bir dizide bazı kişileri aşağıladığı iddiasıyla hedef alındı. Bu saldırı, ifade özgürlüğüne yönelik tehditleri artırdı.
Uyuşturucu dosyaları kapsamında Mehmet Akif Ersoy ek ifade verdi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Ersoy'un sorgusu, yeni tutuklama dalgalarını gündeme getirdi. Habertürk eski çalışanlarından Veyis Ateş de benzer bir dosya nedeniyle tutuklandı. Yanında bilinmeyen bir fenomenin adı da geçti.
Spor camiası da bu süreçten nasibini aldı. Galatasaray eski yöneticisi Erden Timur tutuklandı ve kulüp yönetiminin sessiz kalması tartışma yarattı. Daha önce Saadettin Saran iki kez üst üste gözaltına alınmış ve kıl payı kurtulmuştu.
Gazeteci Fatih Altaylı'nın uzun tutukluluk sonrası serbest bırakılması ise ayrı bir hikaye. Verilen cezanın ardından hemen tahliye edilmemesi, üst mahkemenin devreye girmesiyle mümkün oldu. Bu durum, yargı süreçlerindeki çelişkileri ortaya koydu.
Medya alanında da kayıplar yaşandı. Merdan Yanardağ'ın kanalına kayyum atandı ve çalışanlar bir anda işsiz kaldı. Yeni platformlar oluşturma çabaları, direnişin bir parçası haline geldi.
Tüm bu baskılara rağmen toplum, 2026'ya belirli duygularla girdi. Direnç ve umut karışımı bir ruh hali hakim. 2025'in bilançosu, adalet arayışını ve özgürlük mücadelesini ön plana çıkardı.
Ekrem İmamoğlu tutuklama süreci, 19 Mart olayları, gazeteci gözaltıları son durum, Saraçhane direnişi detayları ve yargı operasyonları gibi başlıklar, arama trendlerinde üst sıralarda yer aldı. Bu gelişmeler, yeni yılda da yoğun ilgi görecek.
Yönetmen Seren Yüce saldırı haberi, Mehmet Akif Ersoy etkin pişmanlık ifadesi, Veyis Ateş tutuklama nedeni, Fatih Altaylı tahliye süreci ve belediye davaları merak konusu olmaya devam ediyor.
2025 yılı zorlukları, ayakta kalma mücadelesi, toplum direnci ve 2026 beklentileri gibi unsurlar, gündemin ana başlıklarını oluşturuyor. Baskılara karşı gösterilen dayanıklılık, geleceğe dair ipuçları veriyor.
Sonuç olarak, 2025 ayakta kalmanın zor olduğu bir yıl olarak geride kaldı. Yargı baskıları, gözaltı ve tutuklamalar, sanat ve medya dünyasındaki olaylar öne çıktı. Saraçhane gibi direniş örnekleri ise umut kaynağı oldu. Yeni yılda bu bilanço, daha fazla tartışma ve değişim talebi doğuracak. Gelişmeler heyecanla takip edilecek.