Karadeniz'in incisi olarak bilinen kıyı bölgeleri, son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelerle gündemden düşmüyor. Özellikle fırtına ve yoğun yağışların etkisiyle ortaya çıkan görüntüler, çevre bilincini bir kez daha ön plana çıkarıyor. Bu tür olaylar, hem yerel halkı hem de ziyaretçileri derinden etkileyen bir tablo çiziyor.

Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde yer alan eski çöp döküm alanı, uzun yıllardır devam eden bir sorun olarak dikkat çekiyor. Bu alanın denizle doğrudan bağlantısı bulunması, atıkların suyla buluşmasına zemin hazırlıyor. Son fırtınaların etkisiyle çöp yığınları yerinden koparak denize karışmış durumda. Plastik atıklar, evsel çöpler ve çeşitli materyaller, sahilleri ve deniz yüzeyini kaplayan bir kirlilik tabakası oluşturuyor.
CHP Zonguldak Milletvekili Dr. Eylem Ertuğ Ertuğrul, konuyu yerinde inceleyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Eski çöp döküm alanındaki durumu "rezalet" olarak nitelendiren Ertuğrul, dünyanın nadir görülebilecek bir kirlilik seviyesine işaret etti. Çöplerin suyla temas ederek denize aktığını vurgulayan vekil, bu durumun göz göre göre yaşandığını ifade etti. Özellikle tıbbi atıkların da bulunduğu yığınlar, sağlık risklerini artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Fırtına ve dalgaların şiddeti, çöp dağlarının tepelerini aşındırarak büyük miktarda atığın denize sürüklenmesine neden oldu. Bu süreç, sadece yerel sahilleri değil, akıntılarla birlikte daha geniş bölgeleri tehdit ediyor. Deniz altının da çöple kaplandığı gözlemlenirken, balıkçı ağlarına takılan atıklar ek bir sorun yaratıyor. Vatandaşlar, sahillerdeki korkutucu görüntüleri sosyal medyada paylaşarak tepkilerini dile getiriyor.
Eski çöp döküm alanının kapatılmasının ardından toplanmayan atıklar, yıllardır biriken bir sorun haline gelmiş durumda. Denizle bağlantısının kesilmemesi, her şiddetli hava olayında kirliliğin tekrarlanmasına yol açıyor. Tıbbi atıkların varlığı, enfeksiyon riskini artırırken, plastik ve diğer kalıcı materyaller ekosistemi uzun vadede tahrip ediyor.
Yetkililerden acil müdahale çağrıları yükselirken, alanın rehabilitasyonu ve deniz bağlantısının tamamen kesilmesi öneriliyor. Çevre gönüllüleri, düzenli temizlik çalışmalarının yanı sıra kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesini talep ediyor. Bu tür olaylar, atık yönetiminin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Sahil bölgelerindeki kirlilik, turizm potansiyelini de olumsuz etkiliyor. Temiz deniz ve plaj beklentisiyle gelen ziyaretçiler, karşılaştıkları manzara karşısında hayal kırıklığı yaşıyor. Yerel halk, çocuklarının güvenle denize girememesinden şikayetçi olurken, balıkçılar ağlarındaki çöp yükünden dert yanıyor.
Son fırtınaların ardından liman içlerine kadar ulaşan çöpler, kirliliğin boyutlarını gözler önüne seriyor. Plastik şişeler, poşetler ve çeşitli evsel atıklar, deniz yüzeyinde yoğun bir tabaka oluşturuyor. Bu durum, deniz canlılarını tehdit ederken, besin zincirine de olumsuz yansıyor.
Çevre örgütleri, eski döküm alanlarının ülke genelinde benzer sorunlar yarattığını belirtiyor. Rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması, atıkların kontrollü bertarafı ve yeni tesislerin kurulması, önerilen çözümler arasında yer alıyor. Vatandaş bilinçlenmesinin artırılması da uzun vadeli başarı için kritik görülüyor.
Zonguldak'ın sahil şeridinde yaşanan bu gelişmeler, iklim değişikliğinin etkileriyle birleştiğinde daha büyük riskler doğuruyor. Şiddetli hava olaylarının sıklaşması, mevcut sorunları katlayarak büyütüyor. Acil eylem planlarının hazırlanması, hem insan sağlığını hem de doğal yaşamı korumak adına vazgeçilmez hale geliyor.
Tıbbi atıkların denize karışması, ayrı bir tehlike unsuru olarak öne çıkıyor. Bu tür materyallerin yayılımı, salgın riskini artırırken, temizlik çalışmalarını zorlaştırıyor. Yetkililerin hızlı müdahalesi, zararın minimize edilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, Zonguldak sahillerindeki çöp kirliliği, eski döküm alanlarının yarattığı kronik bir sorunu gözler önüne seriyor. CHP'li vekilin yerinde yaptığı uyarılar, konunun aciliyetini vurguluyor. Fırtına sonrası ortaya çıkan görüntüler, kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesini gerektiriyor. Çevre koruma çabalarının güçlendirilmesi, hem bugünün hem geleceğin nesilleri için zorunlu bir adım olarak değerlendiriliyor.




