Gündemdeki gelişmeler son dönemde herkesin dikkatini çekmeyi başarıyor. Özellikle güvenlik tehditleri ve ekonomik iddialar, geniş kitleler tarafından yakından takip ediliyor. Bu tür olaylar, merak uyandırıcı boyutlarıyla tartışma yaratıyor.

Yalova'da yaşanan çatışma, üç polis memurunun şehit olması ve dokuzunun yaralanmasıyla büyük üzüntü yarattı. Saatler süren operasyonlarda beş okul kapatıldı, yerel güçler yetersiz kalınca Bursa'dan özel timler devreye girdi. Saldırganların IŞİD bağlantılı olduğu ortaya çıktı ve bu durum, daha derin soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Bu saldırının arkasında Suriye'den kontrolsüz giriş yapan mültecilerin rol aldığı belirtiliyor. IŞİD militanlarının yerel işbirlikçileriyle birlikte hareket ettiği, daha önce bayraklı konvoylarla güç gösterisi yaptığı halde herhangi bir müdahale yapılmadığı iddia ediliyor. Dini kimlik nedeniyle korunaklı tutuldukları, "Müslüman oldukları için zarar vermez" denilerek göz yumulduğu öne sürülüyor.

IŞİD'in ülke genelinde sızma yaptığına dair örnekler artıyor. İstanbul'da 145 kişinin Yeni Yıl katliamı planladığı gerekçesiyle tutuklanması, Kırşehir, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa ve Ankara'daki operasyonlar bu tehdidin boyutlarını gösteriyor. Ülke genelinde İslamcı teröristlerin çevrelendiği, halkın korku içinde yaşadığı vurgulanıyor. Sokaklara çıkamama, alışveriş merkezlerinden uzak durma gibi durumlar günlük hayatı etkiliyor.

Hükümetin geçmiş politikaları bu tabloyu hazırlamakla suçlanıyor. Açılım sürecinde PKK'ya operasyon yasağı getirilmesi gibi, IŞİD'e de benzer tavır sergilendiği, bunun 796 şehit ve hendek olaylarına yol açtığı hatırlatılıyor. Şehit polislerin sorumlularının, IŞİD militanlarını serbest bırakanlar olduğu ifade ediliyor. Uyarı yapanlar "Ensar düşmanı faşist" diye etiketlendi.

Mültecilerin suç istatistikleri dikkat çekici. Uyuşturucu kaçakçılığı, hırsızlık, cinsel saldırı ve cinayet gibi olaylarda mülteci bağlantısı olduğu, ancak bunların kamuoyundan gizlendiği iddia ediliyor. Suçluların serbest bırakılması, öfke çıkmasın diye olayların örtbas edildiği söyleniyor. Mülteciler sadece ekonomik yük değil, iç ve dış güvenlik tehdidi olarak görülüyor. Bazılarının Mossad benzeri istihbaratlara casusluk yaptığı öne sürülüyor.

AKP döneminde dini ekstremizm tehdidinin ulusal politikadan çıkarıldığı, devlet atamalarının inanç ve mezhep esaslı yapıldığı, bunun IŞİD benzeri yapıların büyümesine zemin hazırladığı belirtiliyor. RTÜK'ün acele yayın yasağı getirdiği, hükümeti zor durumda bırakan haberlerin susturulduğu örneklerle anlatılıyor. Bir kulüp başkanının özel hayatı sızdırılırken, IŞİD olaylarına sansür uygulanması çifte standart olarak eleştiriliyor.

Suriye politikalarının ağır faturası dile getiriliyor. PKK'ya devlet kurma fırsatı verilmesi, İsrail'in bölgeyi domine etmesi, yüzlerce şehit ve 180 milyar dolar kayıp yaşandığı söyleniyor. Mülteci akınıyla giren dini teröristlerin yeni bir PKK benzeri tehdit oluşturduğu uyarısı yapılıyor.

Medya dünyasındaki çelişkiler de gündemde. Bir gazetenin yazarının uyuşturucu suçundan tutuklanması gizlenirken, başka isimlerin özel konuşmaları sızdırılıyor. Yıldırım Demirören'in Ziraat Bankası borçlarının tahsil edilmemesi, bu parayla medya satın alındığı iddiaları yer alıyor. Bir gazetenin Ahmet Davutoğlu bağlantılı olduğu, eleştiri yapmamasının nedeni sorgulanıyor. Davutoğlu'nun geçmiş skandalları hatırlatılıyor.

Saadettin Saran Skandalı Patladı! Bilal Erdoğan Şoku!
Saadettin Saran Skandalı Patladı! Bilal Erdoğan Şoku!
İçeriği Görüntüle

AKP içinde veliaht prens anketi sonuçları paylaşılıyor. Hakan Fidan yüzde 33,4, Süleyman Soylu yüzde 32,5, Bilal Erdoğan yüzde 14,2, Selçuk Bayraktar yüzde 12,9, Numan Kurtulmuş yüzde 7 oy alıyor. Sokak anketlerinde Bilal Erdoğan önde, ancak kararın Erdoğan'da olduğu belirtiliyor. Fidan veya Soylu'nun liderlik şansı sıfır olarak değerlendiriliyor, parti bölünme riski taşıyor.

Zenginlerin yurt dışına para kaçırdığı listesi tartışılıyor. Ali Sabancı'nın 9 milyar dolar servet yönettiği, yarısının Arizona ve Florida'da olduğu, 4000 birim mülk sahibi olduğu ancak geçim sıkıntısı çektiğini söylediği eleştiriliyor. Bu servetin ülkede kazanılıp dışarıda tutulması sorgulanıyor. İslamcı zenginlerin Afganistan, Afrika, Filistin'e; sekülerlerin ABD ve Avrupa'ya para aktardığı, müteahhitlerin New York, Londra, İtalya yatırımları yaptığı belirtiliyor.

Sosyal adaletsizlik örnekleri veriliyor. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi 19 yaşındaki Bilge Kaan Şarbat'ın asgari ücret protestosu yürüyüşü nedeniyle tutuklanması, suçunun sadece yürümek olduğu ifade ediliyor. Suçlular serbestken masum gençlerin hapsedilmesi tepki çekiyor.

Anayasa Mahkemesi üyesi Metin Yandırmaz'ın "Başkalarına yaşattığınızı yaşamadan ölmeyin" isyanı alıntılanıyor. Bir spor kulübü başkanının uyuşturucu testinin negatif çıktığı, atlet olduğunu ve hiç kullanmadığını söylediği hatırlatılıyor.

IŞİD Yalova saldırısı son dakika aramaları, polis şehitleri detayları, mülteci suçları iddiaları, yurt dışına para kaçırma listesi ve medya sansürü gibi başlıklar gündemi domine ediyor. Bu gelişmeler, güvenlik ve ekonomi açısından yeni tartışmalara yol açıyor.

Yalova IŞİD çatışması sonrası yayın yasağı, mülteci terörü tehdidi, zenginler para kaçırma skandalı ve siyasi anket sonuçları merak konusu. Suriye politikası eleştirileri, medya çifte standartları ve sosyal adaletsizlik örnekleri de yoğun ilgi görüyor.

Gündemdeki bu iddialar, önümüzdeki dönemde daha fazla detay ortaya çıkarabilir. IŞİD terörü gizlenen gerçekler, Yalova polis operasyonu sonuçları, mülteci güvenlik riski ve ekonomik kaçakçılık listesi gibi konular yakından izlenmeli. Heyecan verici gelişmeler, tartışmaları artırarak sürecek.