Altın piyasaları, her dönem olduğu gibi yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Değer saklama aracı olarak görülen bu emtia, ekonomik belirsizliklerde öne çıkarak dikkatleri üzerine çekiyor. Son dönemde yaşanan dalgalanmalar, birçok kişinin portföy stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Küresel Piyasalarda Yeni Dalgalanma Dönemi
Küresel Piyasalarda Yeni Dalgalanma Dönemi
İçeriği Görüntüle

Güncel verilere göre gram altın alış fiyatı 6.139 TL seviyesinde seyrederken, satış fiyatı 6.140 TL civarında kaydedildi. Bu değerler, önceki günlere kıyasla yüzde 0,32 oranında bir düşüş gösteriyor. Çeyrek altın ise alışta 10.305 TL, satışta 10.392 TL olarak işlem gördü ve yüzde 0,31 gerileme yaşadı. Yarım altın alış 20.609 TL, satış 20.784 TL ile benzer bir seyir izlerken, tam altın alış 40.670 TL, satış 41.470 TL bandında yer aldı.

Cumhuriyet altını alış fiyatı 41.092 TL, satış fiyatı 41.410 TL olarak belirlenirken, yüzde 0,30 düşüş dikkat çekti. 22 ayar bilezik gramı alışta 5.799 TL, satışta 5.844 TL seviyesinde işlem gördü. Ons altın ise dolar bazında alış 4.440 USD civarında, satış 4.440 USD bandında kaydedildi ve yüzde 0,25 gerileme gösterdi. Bu rakamlar, piyasa açılış saatlerinde güncellenerek yatırımcılara anlık bilgi sağlıyor.

Piyasadaki bu hafif düşüş eğilimi, çeşitli küresel faktörlerden kaynaklanıyor. Özellikle jeopolitik gelişmeler, altın fiyatlarını doğrudan etkileyen unsurların başında geliyor. Son dönemde Venezuela merkezli krizler, emtia piyasalarını sarsarak altın ve gümüşte kısa süreli yükselişlere yol açmıştı. Ancak bu etki yerini kısmi düzeltmelere bırakmış görünüyor. Güvenli liman özelliği taşıyan altın, kriz dönemlerinde talep görse de, geçici sakinliklerde değer kaybı yaşayabiliyor.

Merkez bankalarının faiz politikaları da kritik rol oynuyor. 2026 yılı başında beklenen faiz indirimleri, dolar endeksini zayıflatma potansiyeli taşıyor. Zayıf dolar, genellikle ons altın fiyatlarını yukarı yönlü destekliyor. Uzmanlar, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde ons altının 4.800 USD hatta 5.000 USD seviyelerine ulaşabileceğini öngörüyor. Böyle bir hareket, gram altın fiyatlarını da dolaylı olarak etkileyecek ve yerel piyasada yeni rekorlar getirilebilir.

Küresel talep tarafında ise merkez bankalarının altın alımları önemli bir etken. Gelişmekte olan ülkelerin rezerv çeşitlendirme çabaları, talebi artırarak fiyatları yukarı taşıyor. ETF yatırımları ve bireysel talep de bu dengeyi şekillendiriyor. 2025 yılında yaşanan yüzde 70'i aşan yükselişin ardından, 2026 için volatilitenin yüksek olacağı tahmin ediliyor. Jeopolitik risklerin devam etmesi, bu beklentiyi güçlendiriyor.

Yerel piyasada ise düğün sezonları, hediye tercihleri ve yatırım amaçlı alımlar altın talebini canlı tutuyor. Özellikle gram ve külçe altın, fiziki yatırımda tercih edilen türler arasında öne çıkıyor. Ziynet altınlar ise kültürel nedenlerle rağbet görüyor. Kapalıçarşı verileri, serbest piyasa ile paralellik göstererek güvenilir bir referans oluşturuyor.

Uzman yorumlarına göre, kısa vadede düzeltme hareketleri devam edebilir ancak orta-uzun vadede yükseliş eğilimi baskın. Morgan Stanley gibi kurumların 2026 son çeyrek için 4.800 USD tahmini, yatırımcılara iyimser bir tablo çiziyor. Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri ve zayıflayan dolar, bu senaryoyu destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Piyasa katılımcıları, günlük değişimleri yakından izlerken teknik analizlere de başvuruyor. Grafiklerde görülen destek ve direnç seviyeleri, alım-satım kararlarını etkiliyor. Ons altının 4.400 USD altına sarkması durumunda daha derin düzeltmeler mümkün olsa da, 4.500 USD üzeri kalıcı hareketler yeni zirvelere kapı aralayabilir.

Ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde altın, portföy çeşitlendirmesinde vazgeçilmez bir araç haline geliyor. Hem enflasyona karşı koruma sağlaması hem de krizlerde değer kazanma potansiyeli, bu ilgiyi açıklayan temel nedenler. Yatırımcılar, risk yönetimi açısından altın pozisyonlarını dengeli tutmayı tercih ediyor.

Sonuç olarak, mevcut fiyat seviyeleri fırsat olarak görülse de, küresel gelişmelerin takibi şart. 2026 yılı, altın piyasası için hem risk hem fırsat barındıran bir dönem olmaya aday. Yatırım kararları öncesi kapsamlı araştırma ve uzman görüşü almak, olası kayıpları minimize edecektir. Piyasadaki bu dinamik yapı, dikkatli yatırımcılar için önemli kazanımlar vaat ediyor.