Emeklilerin uzun süredir beklediği maaş düzenlemesi, gündemin en sıcak konularından biri haline geldi. Hükümet tarafından duyurulan yeni düzenleme ile en düşük emekli maaşı 20 bin TL seviyesine yükseltildi. Bu artış, yaklaşık 5 milyon emekliyi doğrudan etkileyecek olsa da, genel tabloya bakıldığında memnuniyetten çok tepki topladı.
Düzenlemenin detayları incelendiğinde, önceki en düşük maaşın 19 bin TL civarında olduğu görülüyor. Yapılan 1 bin TL'lik artış, muhalefet tarafından "dağ fare doğurdu" şeklinde nitelendirildi. Özellikle yaşam maliyetlerindeki hızlı yükseliş dikkate alındığında, bu rakamın emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı yönünde görüşler ağırlık kazanıyor. Ortalama emekli maaşı 23 bin TL civarında seyretse de, yoksulluk sınırı bunun oldukça üzerinde bulunuyor.
Muhalefet partileri, bu durumu kabul edilemez bulduklarını açıkça ifade ediyor. Meclis'te başlatılan nöbet eylemi, emeklilerin sesini duyurma çabasının somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Eylemin üçüncü gününde de kararlılık devam ederken, milletvekilleri 24 saat esasına göre Meclis'ten ayrılmama kararı aldı. Bu nöbet, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi talebiyle sürdürülüyor.
Emeklilerin günlük hayatındaki zorluklar da sıkça dile getiriliyor. Market alışverişinden faturalara, temel gıda maddelerinden sağlık harcamalarına kadar birçok kalemde yaşanan artışlar, maaşların erimesine neden oluyor. Bazı emekliler, çocuklarından destek almak zorunda kalırken, bir kısmı da çalışmaya devam etmek durumunda kalıyor. Bu tablo, yıllarca çalışmış kişilerin emeklilik döneminde insan onuruna yakışır bir yaşam sürememesi eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Düzenlemenin bir diğer tartışmalı yönü, maaş eşitsizliği sorunu. En düşük maaş alanlar için yapılan artış, diğer emeklilerin durumunu etkilemiyor. Bu durum, herkesin yoksulluk seviyesinde eşitlendiği bir sistem eleştirisini doğuruyor. Muhalefet, katkı paylarına dayalı daha adil bir sistem önerirken, eski hesaplama yöntemlerine dönülmesi çağrısında bulunuyor.
Meclis nöbetinin ne kadar süreceği ve somut bir sonuç verip vermeyeceği merak konusu. Emeklilerin beklentisi, daha kapsamlı bir iyileştirme yapılması yönünde. Hükümetin bu tepkiler karşısında nasıl bir adım atacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak şu anki tablo, emekli maaşlarının ülkenin en acil sorunlarından biri olduğunu gösteriyor.
Zam sürecinin siyasi boyutu da göz ardı edilemez. Muhalefet, hükümetin kaynakları belirli kesimlere yönlendirdiğini iddia ederken, emeklilerin hak ettiği payı alamadığını savunuyor. Eğer geçmiş dönemlerde farklı tercihler yapılmış olsaydı, emekli maaşlarının çok daha yüksek seviyelerde olabileceği görüşü dile getiriliyor.
Emeklilerin sesinin duyulması için sürdürülen çabalar, toplumun geniş kesimlerinde destek buluyor. Bu süreç, sadece maaş rakamlarından ibaret değil; aynı zamanda yıllarca verilen emeğin karşılığının alınması meselesi olarak görülüyor.




