Muhalefet cephesinden gelen eleştiriler, ülkenin ekonomik geleceğini şekillendirecek bütçe tartışmalarına damgasını vurmaya devam ediyor. Son günlerde parlamentoda yaşanan gergin tartışmalar ve yapılan açıklamalar, siyasi kutuplaşmanın ekonomi politikalarına nasıl yansıdığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Milletvekilleri kürsüden yaptıkları konuşmalarda, bütçenin hangi kesimlere hizmet ettiği sorusunu sürekli gündeme getiriyor.

Emeklilerden CHP'nin TBMM Nöbetine Güçlü Destek
Emeklilerden CHP'nin TBMM Nöbetine Güçlü Destek
İçeriği Görüntüle

CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı Avşar, 2026 yılı bütçe görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomi politikalarını ve bütçe anlayışını şiddetle eleştirdi. Avşar, bütçenin halkın beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu ve asıl hedefin farklı kesimlerin çıkarlarını korumak olduğunu savundu. Milletvekili, özellikle faiz ödemelerinin bütçedeki payına dikkat çekerek, kaynakların vatandaşın refahı yerine başka alanlara aktarıldığını iddia etti.

Avşar'ın açıklamalarında öne çıkan en dikkat çekici nokta, 2026 bütçesinin "milletin değil, faizin, bir avuç azınlığın ve iktidarın siyasi varlığını sürdürme çabasının bütçesi" olduğu yönündeki tespiti oldu. Bu sert eleştiri, muhalefetin bütçeye bakış açısını net bir şekilde ortaya koyarken, iktidar partisiyle arasındaki derin görüş ayrılıklarını da gözler önüne serdi. CHP'li milletvekili, bütçenin toplumsal adalet ilkesinden uzak olduğunu ve halkın temel ihtiyaçlarına cevap veremediğini vurguladı.

Konuşmasında ekonomik verilere de yer veren Avşar, bütçe içerisindeki faiz ödemelerinin büyüklüğüne dikkat çekti. Faiz yükünün her geçen yıl artması ve kamu kaynaklarının önemli bir bölümünün bu alana ayrılmasının, sosyal harcamalar için ayrılan fonları kısıtladığını belirtti. Milletvekili, bu durumun eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi kritik alanlarda yaşanan sorunları derinleştirdiğini ifade etti. Bütçenin hazırlanış şeklinin, halkın günlük yaşamındaki sıkıntıları göz ardı ettiğini savunan Avşar, iktidarın önceliklerini sorguladı.

"Bir avuç azınlık" ifadesiyle Avşar'ın kastettiği kesimin, ekonomik sistemden en fazla kazanç sağlayan ve bütçe politikalarından dolaylı veya doğrudan faydalanan gruplar olduğu anlaşılıyor. Milletvekili, bütçe kaynaklarının adil dağılmadığını, büyük sermaye gruplarının ve finans kesiminin korunduğunu, buna karşılık emekçilerin, dar gelirlilerin ve küçük esnafın yeterli desteği alamadığını iddia etti. Bu eleştiri, muhalefetin uzun süredir dile getirdiği gelir dağılımı adaletsizliği temasının bir devamı niteliğinde.

Avşar, iktidarın siyasi varlığını sürdürme çabasının bütçe tercihlerini belirlediği yönündeki iddiasıyla da gündem yarattı. Bu ifade, bütçenin hazırlanmasında ekonomik rasyonaliteden çok siyasi kaygıların ön planda tutulduğu eleştirisini içeriyor. Milletvekili, hükümetin seçim hesapları ve kendi tabanını koruma gayretiyle bütçeyi şekillendirdiğini, bunun da ülke ekonomisinin uzun vadeli çıkarlarına zarar verdiğini savundu. Siyasi sürdürülebilirlik kaygısının ekonomik sürdürülebilirliğin önüne geçtiğini vurgulayan Avşar, bu yaklaşımın gelecek nesiller için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Bütçe görüşmelerinde CHP'nin genel tutumu, sosyal devlet ilkesinin güçlendirilmesi, gelir dağılımında adaletin sağlanması ve kamu kaynaklarının halka dönük politikalar için kullanılması yönünde. Avşar'ın konuşması da bu çizginin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Muhalefet, bütçenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir ülkenin gelecek vizyonunu ve önceliklerini gösterdiğini vurgulayarak, hükümetin bu vizyonunu sorgulamaya devam ediyor.

Faiz ödemeleri konusu, son yıllarda bütçe tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Yüksek enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle artan borç stoku, faiz ödemelerini de beraberinde yükseltiyor. Bu durum, bütçede eğitim, sağlık ve altyapı yatırımları için ayrılabilecek kaynakları daraltıyor. Avşar'ın bu noktaya özellikle vurgu yapması, muhalefetin ekonomi yönetimini eleştirirken en güçlü argümanlarından birini kullandığını gösteriyor.

Milletvekilinin "maalesef" kelimesiyle başlattığı eleştirisi, bütçeye duyduğu hayal kırıklığını açıkça ortaya koyuyor. CHP, alternatif bütçe önerileriyle de gündemde olmayı sürdürüyor ve iktidarın ekonomi politikalarına karşı kendi çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşıyor. Avşar'ın konuşması, bu alternatif yaklaşımın temel ilkelerini hatırlatırken, halkın bütçeden beklentilerinin neler olduğunu da dile getiriyor.

Parlamentodaki tartışmaların sertleşmesi, ekonomik zorlukların toplumsal huzursuzluğu artırdığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Enflasyon, işsizlik ve alım gücündeki erime gibi sorunlar, vatandaşların günlük yaşamını derinden etkilerken, bu sorunların bütçe politikalarıyla nasıl çözüleceği siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Avşar'ın eleştirileri, bu toplumsal taleplerin parlamentoya yansımasının bir örneği.

CHP'li milletvekilinin vurguladığı bir diğer önemli nokta, bütçenin şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından yetersiz olduğu yönünde. Muhalefet, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının detaylı bir şekilde açıklanmadığını, bütçe kalemlerinin belirsizlikler içerdiğini ve denetim mekanizmalarının zayıf olduğunu sürekli dile getiriyor. Avşar da konuşmasında bu eksikliklere değinerek, vatandaşın vergilerinin nereye harcandığını bilme hakkı olduğunu hatırlattı.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik, son dönemde toplumsal tepkilerin artmasına neden olan faktörlerden biri. Zengin ile fakir arasındaki uçurumun derinleşmesi, orta sınıfın erimesi ve ekonomik krizin faturasının dar gelirlilere çıkartılması gibi eleştiriler, muhalefet tarafından sürekli gündeme getiriliyor. Avşar'ın "bir avuç azınlık" ifadesi, bu derin eşitsizliğe işaret eden keskin bir eleştiri olarak öne çıkıyor.

2026 bütçesinin toplam büyüklüğü ve hangi kalemlere ne kadar kaynak ayrıldığı, önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edecek. Özellikle faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının artması, sosyal harcamaların yeterli düzeyde yapılamamasına yol açtığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Avşar'ın bu konudaki açıklamaları, bütçe önceliklerinin yeniden belirlenmesi gerektiği yönündeki muhalefet görüşünü pekiştiriyor.

İktidar ile muhalefet arasındaki bütçe tartışması, sadece rakamsal bir hesaplaşma değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine dair farklı vizyonların çatışması anlamına geliyor. Avşar'ın konuşması, CHP'nin halk odaklı, sosyal adaleti merkeze alan ve ekonomik kaynakların toplumun geneli için kullanılmasını savunan yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Bu tartışmaların nasıl sonuçlanacağı, hem parlamentodaki görüşmelerin seyrine hem de kamuoyunun tepkisine bağlı olacak.