Siyasi partilerin iç işleyişi ve kongre süreçleri, zaman zaman yargı mekanizmalarını da harekete geçirerek kamuoyunun dikkatini çekiyor. Özellikle büyük şehirlerdeki il örgütlenmeleri, bu tür tartışmaların odağında yer alabiliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen ve Özgür Çelik'in il başkanı seçildiği 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'ne ilişkin ceza davasının ilk duruşması görüldü. Dava, kongrede oylamaya hile karıştırıldığı ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranıldığı iddiaları üzerine açılmıştı. Duruşma, Silivri'deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda gerçekleştirildi.
Sanıklar arasında tutuklu yargılanan belediye başkanları İnan Güney ve Rıza Akpolat da yer aldı. Salon girişinde bu isimler alkışlarla karşılandı. Tutuksuz yargılanan Özgür Çelik de duruşmada hazır bulundu. Mahkeme heyeti önünde savunmalarını yapan sanıklar, iddiaları reddederek sürecin siyasi boyutuna dikkat çekti.
İnan Güney savunmasında, iddiaların somut delillerle desteklenmediğini vurguladı. "Buna rağmen bizlerden, varlığı ispatlanmamış iddiaların yokluğunu ispat etmemiz istenmektedir" ifadeleriyle, yükümlülüğün tersine çevrildiğini savundu. Güney, kongre sürecinin tamamen yasal çerçevede yürütüldüğünü belirterek, herhangi bir usulsüzlük olmadığını dile getirdi.
Özgür Çelik ise duruşma öncesi ve sırasında yaptığı değerlendirmelerde, sürecin partiye yönelik bir baskı unsuru olduğunu ima etti. "CHP'li olmanın ve kongre kazanmanın suç olduğu günlerden geçiyoruz" sözleriyle, davanın siyasi motivasyon taşıdığını öne sürdü. Çelik, kongrenin demokratik bir yarışla tamamlandığını ve sonuçların parti tabanı tarafından kabul gördüğünü hatırlattı.
Duruşmada diğer sanıkların savunmaları da benzer çizgide ilerledi. Avukatlar, iddiaların soyut kaldığını ve delil yetersizliği nedeniyle davanın düşmesi veya beraatle sonuçlanması gerektiğini savundu. Mahkeme, tanıkların dinlenmesi ve delillerin incelenmesi için süreci ilerletti. Bir sonraki duruşma tarihi belirlenirken, dosyanın detaylı incelenmesine karar verildi.
Kongreye ilişkin iddialar, delege belirleme ve oylama süreçlerindeki alleged usulsüzlüklere dayanıyor. Davacılar, bu işlemlerin kanuna aykırı olduğunu öne sürerek ceza soruşturması başlatılmasını sağlamıştı. Ancak sanık tarafı, tüm işlemlerin parti tüzüğü ve ilgili mevzuata uygun şekilde yapıldığını savunuyor.
Bu dava, daha geniş kapsamda parti içi demokrasi ve yargı süreçlerinin kesişim noktasında önemli bir örnek teşkil ediyor. Kongrenin üzerinden geçen süreye rağmen açılan dava, siyasi partilerin iç işleyişine yargı müdahalesi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Sanıkların tutuklu yargılanması da sürecin sertliğini artıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Duruşma salonundaki atmosfer oldukça gergindi. Parti üyeleri ve destekçiler, sanıkları yalnız bırakmayarak dayanışma mesajı verdi. Alkışlar ve sloganlar, duruşmanın dışarıya yansıyan görüntüsünü şekillendirdi. Bu görüntüler, davanın sadece hukuki bir süreç olmadığını, aynı zamanda siyasi bir boyut taşıdığını bir kez daha gösterdi.
Avukatların talepleri arasında, delillerin yeterliliği ve iddiaların somutluğu ön plana çıktı. "Yargılamanın bu aşamada durması, davanın düşmesi ve derhal beraat kararı verilmesi gerekir" yönündeki savunmalar, mahkeme heyetine sunuldu. Heyet, dosyayı inceleyerek kararını ilerleyen duruşmalarda verecek.
Kongre sürecinin kendisi, o dönemde yoğun tartışmalara yol açmıştı. Özgür Çelik'in seçilmesiyle sonuçlanan yarış, parti içinde farklı grupların rekabetini yansıtıyordu. Ancak ceza boyutuna ulaşan iddialar, kongrenin meşruiyetini sorgulama çabası olarak yorumlandı sanıklar tarafından.
Bu dava, benzer siyasi parti kongreleriyle ilgili geçmiş örnekleri de akıllara getiriyor. Yargı süreçlerinin parti işleyişine etkisi, demokrasi tartışmalarının bir parçası haline geliyor. Sanıkların ifadeleri, bu etkinin siyasi baskı aracı olarak kullanıldığı yönündeki görüşleri güçlendiriyor.
Duruşmanın ilk oturumu, dosyanın karmaşıklığını ortaya koydu. Tanık beyanları ve belge incelemeleri, önümüzdeki duruşmalarda kritik rol oynayacak. Mahkeme, tüm delilleri topladıktan sonra karar aşamasına geçecek.
Cumhuriyet Halk Partisi cephesinden yapılan açıklamalar, davanın parti faaliyetlerini engelleme amacı taşıdığı yönünde. Özgür Çelik ve diğer sanıklar, sürecin adil olmadığını savunarak kamuoyundan destek bekliyor. Bu tutum, parti tabanında motivasyon yaratırken, dava sürecini daha da dikkat çekici hale getiriyor.
İnan Güney'in vurguladığı "varlığı ispatlanmamış iddialar" ifadesi, savunmanın ana eksenini oluşturdu. Bu yaklaşım, hukuki yükümlülüklerin tersine çevrildiğini iddia ederek, mahkemeden adil bir değerlendirme talep ediyor.
Duruşma sonrası kulislerde, sanıkların moralinin yüksek olduğu konuşuldu. Alkışlarla karşılanma ve dayanışma gösterileri, sürecin siyasi boyutunu pekiştirdi. Önümüzdeki duruşmalar, davanın seyrini belirleyecek önemli aşamalar olacak.
Bu ceza davası, kongre süreçlerinin yargıya taşınmasının örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. İddialar ile savunmalar arasındaki çelişki, hukuki tartışmaları derinleştiriyor. Gelişmeler, siyasi gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.
CHP İstanbul İl Kongresi davasının ilk duruşması, hem hukuki hem siyasi açıdan dikkat çekici mesajlar içeriyordu. Sanıkların sert eleştirileri ve dayanışma görüntüleri, sürecin geniş kesimlerde yankı bulmasını sağladı. Önümüzdeki aylar, davanın sonucuna dair merakı artıracak gibi görünüyor.





